Halsizlik yorgunluk ve bitkinlik bazı hormon hastalıklarından olabilir. Bunların saptanması için hormon testleri yapılır.
Halsizlik yorgunluk ve bitkinlik günlük yaşamda
sıklıkla karşılaşılan durumlar. Halsizlik , yorgunluk ve bitkinlik
çeşitli enfeksiyonlar, kansızlık, stres , uykusuzluk, karaciğer ve
böbrek hastalıkları, vitamin eksikliği, mineral eksikliği, aşırı
çalışma, bazı psikolojik rahatsızlıklar, depresyon, ve uykusuzluk
nedeniyle oluşabilir. Hareketsizlik, spor yapmamak ve beslenmenin bozuk
olması da önemli yorgunluk nedenleridir.
Ancak sıklıkla gözden kaçan bazı hormon hastalıkları
da bu tür şikayetler yapabilir.
Halsizlik, yorgunluk ve bitkinlik yapan hormon
hastalıklarından bazıları şunlardır:
1. Reaktif hipoglisemi yani şeker düşmesi
2. Tiroid yetmezliği yani hipotiroidi
3. Böbreküstü bezi yetmezliği yani Addison hastalığı
4. Testosteron ve östrojen eksikliği
5. Büyüme hormon eksikliği
REAKTİF HİPOGLİSEMİ:
Yemek yedikçe kan şekerindeki düşmelere reaktif
hipoglisemi denir. Bu durum insülin hormonundaki bozukluktan ileri
gelir. Kişide yemek yedikçe kan şekerinde düşme oluşur ve acıkma tatlı
yemeği isteği halsizlik çarpıntı yorgunluk çok sık gözükür. Bu kişiler
kolay kilo alır. Enerjileri yoktur. Bitkindirler. Bu durum şeker
hastalığının ilk dönemi olarak da kabul edilebilir. Bu durum için bir
Endokrin Uzmanına başvurmak ve Glisemik İndeks (Gİ) diyeti yapmak
gerekir.
BÖBREKÜSTÜ BEZİ YETMEZLİĞİ:
Böbreküstü bezinden salgılanan Kortizol hormonunun az
salgılanması halsizlik yorgunluk yapan önemli bir hastalıktır. Bu
hastalarda kan kortizol hormon düzeyi düşüktür. Tedavi ve teşhis için
bir Endokrin uzmanına başvurmak gerekir.
TİROİD YETMEZLİĞİ-HİPOTİROİDİ
Tiroid bezinin T4 ve T3 hormonlarını az salgılaması
sonucu ortaya çıkar. Bu kişilerde halsizlik yorgunluk unutkanlık
saçlarda dökülme el ve yüzde şişme olur. En sık nedeni Hashimoto
hastalığıdır. Kanda Anti-TPO ve Anti-tiroglobulin antikorları yüksek
çıkar. Tedavisi kolaydır. Bir endokrin uzmanına başvurmak gerekir.
Tiroid bezinin az çalıştığı tiroid bezi yetmezliğinde
ise şu psikolojik belirtiler bulunabilir:
İlgisizlik
Düşünme ve konuşmada yavaşlama
Unutkanlık
Konsantre olamama
Depresyon
Demans
Beyin hasarı
Panik atak
TESTOSTERON VE ÖSTROJEN EKSİKLİĞİ
Erkeklerde testosteron hormon azlığı halsizlik
yorgunluk bitkinlik yapar. Bu durum ergenlik çağından sonra oluşursa
hipogonadizm adı verilir. Bu hastalara Endokrin uzmanı testosteron veya
diğer hormon tedavileri yapar.
Erişkin yaşlardaki erkeklerdeki testosteron eksikliği
de halsizlik yorgunluk libida azalması ereksiyon problemi yapar.
Kadınlarda veya kızlarda östrojen eksikliği de
halsizlik yorgunluk yapabilir.
VİTAMİN MİNERAL EKSİKLİKLERİ
Demir, B12 vitamini ve folik asit eksiklikleri
kansızlık ve halsizlik yapar. Ayrıca kanda sodyum, potasyum ve kalsiyum ,
mağnezyum düşmeleri de önemlidir.
Gİ Diyetinin Uygulanması
Gİ diyetinin uygulanmasında 3 önemli adım vardır:
- Akılcı karbonhidrat seçimi yapmak, yani yüksek Gİ yerine
düşük Gİ’li karbonhidratları yemek
- Gıdaların
yaklaşık olarak Gİ değerlerini öğrenmek
- Günlük karbonhidrat miktarını ölçülü almak ve düşük Gİ’li
de olsa fazla karbonhidrat almamak. Yani her öğünde asla fazla kalori
almamak.
Bir diyetin başarılı olması
onun devam ettirilebilir olmasına bağlıdır. Bir süre uygulanıp sonra
devam ettirilemeyen diyet veya beslenmenin anlamı yoktur. Herkesin
vücudu, bağırsakları, gıdaları parçalayan enzimleri aynı olduğuna göre
gıda seçimi büyük önem taşımaktadır.
Kilo vermede en önemli konu iştah kontrolüdür. İştah
kontrolü için barsakta sindirimi uzun süren ve bu nedenle kan şekerini
hızla artırmayan düşük GI’li gıdaların seçilmesi önem taşımaktadır.
GI’le beslenmeniz demek elinizde hesap makinesi Gİ
hesaplamak, elde tablolar ona göre beslenmek demek değildir. Önemli olan
kaliteli karbonhidrat yemektir.
Gıda Seçimi veya Beslenme Nasıl Olmalı?
Beslenmede en önemli ilke 3 ana öğün 3 ara öğün
yemektir. Yani kahvaltı, saat 10.30’da ara öğün, öğle yemeği, ikindi ara
öğün, akşam yemeği, gece saat 22.00 de ara öğün almalıdır.
Günlük beslenmenizde yüksek GI’li gıdalar yerine
düşük GI’li gıdalar yemek pratik noktadır. Örneğin sabah kahvaltıda
beyaz ekmek yerine tam buğday ekmeği, tereyağı veya reçel yerine yoğurt
veya meyve yenebilir. Yediğimiz gıdalar protein, karbonhidrat ve yağ
içerir. Et ve yumurtada protein çoktur. Ekmekte ise karbonhidrat çoktur.
Tereyağı ise yağdan oluşur. Önemli olan çeşitli gıdalardan farklı
ölçülerde yemektir. Her gıdanın GI’ini ölçmek imkansızdır. Örneğin et,
balık, tavuk, badem, tereyağı, sebzelerin GI’i ihmal edebilir, yani
sıfıra yakındır. GI’i yüksek olan gıdalardan az yemek kuralımızdır.
Ancak düşük GI’li sosis yememek lazımdır. Çünkü sosiste sağlığa zararlı
doymuş yağlar çoktur. Yani amacımız sadece düşük GI’li gıda yemek
değildir. Aynı zamanda sağlıklı gıda yemek de hedefimizdir. Yüksek ve
düşük GI’li gıdalar karışık yenirse toplam olarak aldığımız gıdanın GI
‘i orta derecede olur. Eğer yemeğinizde yüksek GI’li gıda varsa düşük
GI’li gıda ilave edebilirsiniz.
Beyaz ekmek, pasta ve kurabiye yerine bir dilim tam
buğday ekmeği yiyebilirsiniz. Beyaz ekmek yerine tam buğday ekmeği,
çavdar veya kepekli ekmek yiyin. Kahvaltı gevreği yerine içinde üzüm
olmayan müsli, kek veya pasta yerine yoğurt yiyin. Beyaz patates yerine
tatlı patates, cips yerine erik veya çilek yemek daha uygundur. Kraker
yerine dilimlenmiş havuç veya biber yiyin. Pirinç yerine bulgur,makarna,
erişte yiyin.Gazoz ve kola yerine su için.
Patates püresi, beyaz ekmek ve beyaz pirinç, kan
şekerini, kesme şekerden daha fazla yükseltme gücüne sahiptir. Bu
nedenle şeker yükü az olan tam tahıldan yapılmış besinleri yemek daha
faydalıdır. Böylelikle hem kan şekeri yükselmez hem başka faydalar
sağlanır.
Tam buğdaydan yapılmış ekmekte daha fazla vitamin ve
mineraller vardır. Tam tahıllar şeker hastalığına karşı koruyucudurlar
ve kalp hastalığı görülme riskini azalttıkları gibi bağırsakları daha
iyi çalıştırarak kabızlığı önlerler.
Günde en fazla 5 porsiyon ( 5 dilim) ekmek
yenmelidir.