Büyüme olayı karışık ve kompleks bir olaydır. Normal
büyüme hızındaki değişiklikler hem hormon hastalıklarından hem de hormon
dışı başka hastalıklardan kaynaklanabilir.
Büyüme ve boyun artmasında büyüme hormonu, IGF, seks
hormonları ve tiroid hormonlarının büyük etkisi vardır.
Boyu Etkileyen Faktörler:
Boyu etkileyen birçok faktör vardır. Bunlardan
bazıları şunlardır:
1. Anne ve babanın boyu:
Genetik etkenler büyüme ve gelişme potansiyelinin
önemli belirleyicileridir. Bu nedenle anne ve babanın boyu çocuğun
boyunu etkiler.
2. Sosyal ve Ekonomik Faktörler:
Kısa boylu olmanın en önemli nedeni yetersiz
beslenme, iyi sağlık koşullarında olmamadır. Aynı ırktan olup aynı
bölgede yaşayanlardaki boy farklılığı beslenmeden çok etkilenir.
3. Beslenme:
Beslenme yetersizliği boy kısalığının en önemli
etkenidir.
4. Psikolojik Faktörler:
Psikolojik stres ve psikiyatrik hastalıklar boyun
kısa olmasına neden olabilir.
5. Kronik Hastalıklar: boyun kısa olmasına neden
olur.
Boy Kısalığı Nedenleri:
Boy kısalığının en önemli nedenleri aşağıda
verilmiştir:
· Osteokondroplazi denen genetik kemik gelişim
bozuklukları
· Kromozom hastalıkları
· Beslenme bozukluğu
· Bağırsak hastalıkları
· Karaciğer, böbrek ve kalp hastalıkları
· Kan hastalıkları
· Tip 1 Şeker Hastalığı
· Tiroid hormon azlığı
· Paratiroid Hormon Bozukluğu
· D vitamini eksikliği-raşitizm
· Hipofiz bezi yetmezliği
· Büyüme hormonu az salgılanması
· Genetik olarak boy kısalığı
Osteokondrodisplaziler kemik veya kıkırdak ya da her
ikisindeki bozukluklar sonucu ortaya çıkan bir grup hastalıklardır.
Başlıca ortak özellikleri şunlardır;
1) genetik geçiş,
2) el-ayak, omurga veya kafatası kemiklerinin şekil
ve boyut anormallikleri,
3) kemiklerde bozukluklar olmasıdır.
Kromozom hastalıklar boy kısalığına neden olabilir.
Bunlardan en önemlisi down sendromudur. Down sendromu veya diğer adıyla trizomi
21 kromozomal bozukluk sonucu boy kısalığı oluşmasının en sık
nedenidir. Yaklaşık 1 / 600 canlı doğumda görülür. Down sendromlu
çocuklar normallere oranla yaklaşık 2-3 cm daha kısa ve 500 gram daha
az ağırlığa sahiptirler. Boy kısalığı kemik yaşındaki gerilikle
birliktedir, ergenlikte boy artışı gecikmiş ve yetersiz düzeydedir.
Erişkin erkekler ortalama 135-170 cm, erişkin kızlar ise 127-158 cm
boyda olurlar. Down sendromu ve diğer kromozomal bozukluklardaki boy
kısalığının nedeni bilinmemektedir.
Beslenme Bozukluğu
Yetersiz beslenme, yetersiz enerji alımı veya protein
alımı büyüme geriliğine yol açar.
Hem ani hem de devamlı beslenme bozukluğu büyüme
hormonu ve IGF-1 hormonunun etkisini azaltır. Aslında büyüme hormonu bu
durumlarda kanda yüksek olsa da etkin değildir.
Büyüme geriliğinin eşlik ettiği birçok hastalıkta
protein-kalori alımı bozukluğu vardır. Böbrek yetmezliği, barsak
hastalığı, kalp hastalıkları, kalp yetmezliğinde, sinir ve beyin
hastalıklarında ve diğer bazı hastalıklarda iştah kaybı vardır. Bu
hastalıkların bazılarında diyette çinko, demir ve vitaminler gibi,
normal büyüme ve gelişme için temel olan maddeler de eksiktir. Yetersiz
beslenme, diyet uygulaması veya bazı gıdalara orantısız bir şekilde
düşkünlük sonucu da olabilir.
Ergenlik döneminde özellikle kız çocukları kilo
almamak amacıyla gereksiz bir kalori kısıtlamasına gidebilirler.
Anoreksia nervoza ve bulimia gibi hastalıklar istemli kilo kaybının en
kötü sonuçlarıdır ve sonuçta büyüme ve gelişme geriliğine neden
olabilir. Bu dönemde beslenme bozukluğu ergenlik veya adet başlamasının
gecikmesine neden olabilir.
Bağırsak Hastalıkları:
Barsaklardan gıdaların emilmesinde bozukluk oluşturan
hastalıklarda büyüme ve gelişme geri kalabilir. Bu gibi olgularda
büyüme geriliği diğer belirtilerden önce kendini gösterebilir.
Dolayısıyla, açıklanamayan büyüme geriliğinde gluten-enteropatisi
(çölyak hastalığı) ve rejyonal enteritis (Crohn hastalığı) da akılda
bulundurulmalıdır. Bu hastalıklarda serum IGF-I düzeyi düşük olup bu
durum, GH eksikliği veya IGF-I yetersizliğine yol açan diğer durumlardan
ayrım yapmada önemlidir.
Karaciğer, Böbrek ve Kalp Hastalıkları:
Çocukluk çağında eğer karaciğer hastalığı varsa gıda
alımında azalma, yağ ve yağda eriyen vitamin emilim bozukluğu, mineral
alımında yetersizlik, büyüme hormonu-IGF-I sisteminde anormallikler gibi
mekanizmalarla büyüme geriliği oluşabilir. Doğumsal kalp hastalıkları
veya konjestif kalp yetmmezliği büyüme geriliği meydana gelebilir.
Böbrek fonksiyonlarının bozulmasına neden olan her
durumda büyüme geriliği meydana gelir. Böbrek yetmezliğinde büyüme
geriliğinin çok sayıda sebebi vardır; D-vitamini yapımında azlık sonucu
kemikte erime, kalori alımında azlık, protein kaybı, insülin direnci,
kansızlık, kalp fonksiyonlarının bozulması, GH ve IGF-I yapımı ve
etkisinde azalma bunlardan başlıcalarıdır.
Kan Hastalıkları:
Orak hücreli anemi (kansızlık) gibi süregen
anemilerde büyüme geriliği görülmektedir. Ergenlik döneminde boy ve
kilonun geri kalması diğer dönemlere oranla daha belirgindir.
Tip 1 Şeker Hastalığı
Tip 1 şeker hastası çoğu çocuk, özellikle ergenlik
öncesi dönemde normal büyürler ancak ergenlikte büyüme geriliği belirgin
hale gelir. Uzun süreli kontrolsüz seyreden diyabette hemen her zaman
büyüme geriliği oluşmaktadır.
Tiroid Hormon Azlığı:
Doğuştan olan tiroid yetmezliği yaklaşık 4000 canlı
doğumda 1 görülen bir bozukluktur. Zamanında fark edilip tedavi
edilmeyen olgularda büyüme ve gelişme ciddi ölçüde geri kalır.
Paratiroid Hormon Bozukluğu
(Psödohipoparatiroidizm)
Bu hastalıkta büyüme geriliği, el parmaklarda
küçüklük, yuvarlak bir yüz, kalsiyum düşüklüğü, fosfat artışı vardır.
Çocuklarda boy kısalığı, obezite, kısa el kemikleri, derialtı
kireçlenme, yuvarlak yüz ve zeka geriliği vardır.
D Vitamini Eksikliği- Raşitizm
Geçmişte D vitamini eksikliği boy kısalığının başta
gelen nedeniydi ve sıklıkla beslenme bozukluğu, bağırsak emilim
bozukluğu, karaciğer hastalığı veya kronik böbrek yetmezliği ile
birlikte bulunurdu. Güneş ışığından yeterince yararlanmayan ve
besinlerine D vitamini ilavesi yapılmayan çocuklarda D vitamini
eksikliği görülür. Bu tür raşitik olgularda alın kısmında sişkinlik ve
bacaklarda eğrilme vardır.
Büyüme Hormonu Eksikliği
Hipofiz yetmezliği nedeniyle veya sadece büyüme
hormonunda eksiklik nedeniyle oluşur.